Ankara Emek ve Demokrasi Güçleri, 1 Mayıs'ta tutuklananlar için Sakarya Meydanı'nda toplandı. Yapılan basın açıklamasında, "1 Mayıs’ta Taksim’e yürüyenler, işçilerin, yoksulların, barınamayanların, geçinemeyenlerin, emeklilerin, kadınların, öğrencilerin iradesidir. Ankara’nın meydanlarından sesleniyoruz. Bu iradeyi ne kara propagandanız, ne hedef göstermeleriniz, ne yasaklamalarınız yenemeyecek. Direnenler, halkın öfkesini örgütleyenler kazanacak" denildi.

1 Mayıs'ı Taksim Meydanı'nda kutlamak isterken Saraçhane, Beşiktaş, Şişli ve Beyoğlu gibi semtlerde polisle karşı karşıya gelen ve gözaltına alınan 65 kişiden 38'i tutuklanmış, 27 kişi ise adli kontrol şartı uygulanarak serbest bırakılmıştı. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya da bugün 12 kişinin daha gözaltına alındığını açıklamıştı.

Ankara Emek ve Demokrasi Güçleri, 1 Mayıs'ta tutuklananlar için Sakarya Meydanı'nda eylem yaptı. Eylemde, "Taksim’i özgür bırak. Arkadaşlarımızı geri alacağız” yazılı pankart açıldı. Eyleme DEM Parti, Türkiye İşçi Partisi, Emekçi Hareket Partisi, Sosyalist Emekçiler Partisi, Emek Partisi, Halkevleri, Devrimci Gençlik Dernekleri, UMUT-SEN, Gençlik Komiteleri, Öğrenci Kolektifleri katıldı.

"TAKSİM'E YÜRÜME İRADESİ KIRILAMAMIŞTIR"

Ankara Emek ve Demokrasi Güçleri adına basın açıklamasını okuyan Sevil Ulaş, "Dün gece 1 Mayıs için Taksim’e yürüyen ve bu sebeple gözaltına alınan arkadaşlarımızın tutuklanma haberini aldık. İstanbul’da 38 arkadaşımız bugün tutuklular. Bugün itibariyle ev baskınları ve gözaltılar hala devam ediyor. 1 Mayıs günü binlerce insan emekleri ve özgürlükleri için sokaklarda buluştu. Saray’ın 1 Mayıs korkusu tüm İstanbul’u sarmış 4 ilçede 49 cadde trafiğe kapatılmış, 42 bin polisle işçi-emekçilere 1 Mayıs yasaklanmak istenmiştir" dedi. 

Ulaş, açıklamasının devamında, "İşçilere siyanürlü madenlerde ölmek yasak değil, kadınların sokak ortasında öldürülmeleri yasak değil, öğrencilere KYK yurtlarında ölmek yasak değil, emeklilerin açlık sınırının altında, sefalet ücretiyle yaşaması yasak değil ancak Taksim size yasak denmiştir. Bütün engellemelere, şiddete, kara propagandaya rağmen binlerin Taksim’e yürüme iradesi kırılamamıştır" diye konuştu.

"TAKSİM'DE 1 MAYIS KUTLAMAK MEŞRUDUR"

Ulaş, İstanbul Valisi Davut Gül'ün "Devlet yarına bırakır ama yanına bırakmaz" açıklamasıyla Taksim'e yürüyenleri hedef gösterdiğini belirterek, "1 Mayıs günü ve sonrasında toplam 270'i aşkın kişi için gözaltı kararı alınırken, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya ikametlerinden gözaltına alınan arkadaşlarımızı 'kaçtıkları yerden yakalandılar' yalanıyla kriminalize etmeye çalışmış, 'gereği yapıldı' ifadeleriyle polis işkencesini aklamaya çalışmıştır. Taksim 1 Mayıs alanıdır. Taksim’e yürümek haktır. Taksim’de 1 Mayıs kutlamak meşrudur. Ortada olan tek suç işçi sınıfının 1 Mayıs Meydanı’nın, milyonların özgürlük alanı Taksim Meydanı’nın emekçilere yasaklanmasıdır" dedi.

"TAKSİM BİZİZ, ARKADAŞLARIMIZIN ARKASINDAYIZ"

Ulaş, iktidarın işçilerden, emekçilerden, kadınlardan ve öğrencilerden korktuğunu savunarak şöyle konuştu:

"Bu 1 Mayıs’ta dört bir yandan Taksim’e yürüyenler, işçilerin, yoksulların, barınamayanların, geçinemeyenlerin, emeklilerin, kadınların, öğrencilerin iradesidir. Ankara’nın meydanlarından sesleniyoruz. Bu iradeyi ne kara propagandanız, ne hedef göstermeleriniz, ne yasaklamalarınız yenemeyecek. Direnenler, halkın öfkesini örgütleyenler kazanacak. Saldırılara karşı insanca, onurlu bir yaşam mücadelesini büyüteceğiz. Taksim biziz, arkadaşlarımızın arkasındayız.

Bizler Ankara Emek ve Demokrasi güçleri olarak Taksim mücadelesinin tüm bu politikalara karşı mücadele olduğunun bilinciyle yan yana omuz omuza mücadele etmeye devam edeceğiz. Taksim’e yürümek istediği için gözaltına alınan arkadaşlarımız, milyonların insanca yaşam talebine sahip çıkmıştır, Taksim’e yürümek istediği için gözaltına alınan arkadaşlarımız eşit, özgür ve kardeşçe yaşanacak bir ülke talebine sahip çıkmıştır. Tutuklanan arkadaşlarımızın talepleri milyonların talepleridir. Milyonları yargılayamazsınız. Arkadaşlarımız serbest bırakılsın. Tutuklanan arkadaşlarımız serbest bırakılana, halkın emeğine, haklarına çöken yağmacılardan kurtulana kadar mücadelemiz devam edecek. Kurtuluş yok tek başına; ya hep beraber ya hiçbirimiz."